CIA ve MOSSAD Hamaney’i bulamıyor! 150 gün tek bir iz bile bırakmadı

Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – ABD ve İsrail’in İran’a yönelik 28 Şubat’ta başlayan saldırılarının ilk dalgalarından biri eski İran Dini Lideri Ali Hamaney’in resmî konutunu hedef almak olmuştu. 86 yaşındaki Ali Hamaney bu saldırı sonucunda kızı, damadı, torunu ve gelini ile birlikte hayatını kaybetti. İran yönetiminin en üst kademesinde yer alan Hamaney’in ölümünün ardından Dini Lideri seçmekle görevli olan Uzmanlar Meclisi hızla harekete geçti. Tüm dünya yeni seçilecek olan dini liderin ABD ve İsrail ile olan savaşa yönelik olası etkilerini tartışırken 8 Mart 2026’da yapılan açıklamada İran’ın yeni Dini Lideri olarak hayatını kaybeden Ali Hamaney’in oğlu 57 yaşındaki Mücteba Hamaney’in seçildiği duyuruldu. Mücteba Hamaney, saldırıların başladığı ilk günden bu yana büyük bir sessizliğe büründü. İran ve ABD arasındaki mevcut durumun gidişatı belirsizliğini korumaya devam ederken ABD istihbaratı bu bilinmezlikte strateji belirleyebilmek adına yeni İran Dini Liderinin akıbetinin ne olduğunu ve nerede bulunduğunu tespit etmeye çalışıyor. 

The Times Gazetesi’nde yer alan habere göre Mücteba Hamaney’in aranmasına yönelik operasyon halihazırda resmî olarak doğrulanmadı. Ancak ABD Merkezi Haber Alma Teşkilatı (CIA) ve İsrail istihbaratı MOSSAD, Hamaney’in yerinin tespit edilebilmesi ve yaşadığının doğrulanabilmesi için uzun süredir bir takip yürütüyor. Ancak bu noktada her iki istihbarat servisinin de elini en çok zorlaştıran husus, Hamaney’in uzun süredir derin bir sessizliğe bürünmüş olması ve 28 Şubat’tan bu yana hiçbir şekilde görüntü vermemiş olması. Geçtiğimiz günlerde konu hakkında bir haber yayınlayan Iran International, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Mücteba Hamaney ile görüşmek için gizli bir noktaya götürüldüğünü ve görüşmenin camları karartılmış bir araçta zifiri karanlık bir ortamda yapıldığı iddiasına yer verdi. Güvenlik gerekçesiyle sadece birkaç dakika süren görüşmede ortamın tamamen karanlık olması nedeniyle Pezeşkiyan’ın, konuştuğu kişinin gerçekten Mücteba Hamaney olup olmadığından emin olamadığı ve sadece bir ses duyduğunu söylediği öne sürüldü.

Bunlara ek olarak 9 Ağustos Pazar günü İran medyası tarafından ilk kez bir video servis edildi. Yaklaşık 13 saniyelik videoda Hamaney dini eğitim verdiği tahmin edilen bir ortamda öğrencileriyle birlikte görülürken görüntülerin nerede ve ne zaman çekildiğine ilişkin bir bilgi paylaşılmadı. 

İSTİHBARAT BİRİMLERİ HİÇBİR İZ BULAMIYOR 

The Times Gazetesi’nin ulaştığı kaynaklara göre İran’ın yeni Dini Lideri’nin yerinin tespit edilebilmesine yönelik çalışmalar halihazırda sonuçsuz kalıyor. Mücteba Hamaney’in elektronik takibe takılmamak için yaklaşık 150 gündür şahsi telefonunu ve bilgisayarını açmadığı, uydular tarafından yerinin tespit edilmesinin önüne geçilmesi içinse derin bir yeraltı sığınağında bulunduğu tahmin ediliyor. Daha önce basında yer alan ve İranlı kaynaklara dayandırılan iddialara göre Mücteba Hamaney, 28 Şubat’ta babasının konutuna yapılan saldırılarda yüzünden ve bacaklarından ağır şekilde yaralanmıştı. Aynı iddialara göre iyileşme sürecinde olan liderin üst düzey yetkililerle yapılan toplantılara sesli konferans yoluyla katıldığı ve Washington ile yürütülen müzakereler dâhil kritik konularda karar alma süreçlerinde aktif olarak bulunduğu belirtilmişti. 

Ali Hamaney’in İran’ı yönettiği süre içinde ABD ve İsrail istihbaratı, Dini Lider ve onunla sürekli temas hâlinde olan isimleri takip ve tespit edebilmek amacıyla Tahran’daki trafik kameralarını hacklemek de dâhil olmak üzere birçok siber yönteme başvurdu. Bu yöntem 28 Şubat sabahı Ali Hamaney ve çevresindeki isimlere yönelik suikast saldırılarında önemli bir rol oynadı ve saldırıların başladığı ilk gün İran yönetimindeki kritik isimlerin birçoğunun öldürülmesinde de aktif olarak kullanıldı. Bu yöntemle tespit edilemeyen tek kişi ise Mücteba Hamaney oldu. 

Uzmanlara göre Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından İran’daki yönetim sisteminde de bazı değişiklikler yaşandı. Baba Hamaney’in ölümünün ardından Devrim Muhafızları Ordusunun İran yönetiminde daha aktif hâle geldiğini ifade eden analistler, yeni dini lidere yönelik olası bir suikast girişiminin ne kadar etkili olup olmayacağı konusunda emin değil. Ancak Mücteba Hamaney’in babası kadar etkili olmasa bile İran yönetiminde hâlâ kilit bir role sahip olduğu belirtiliyor.

TEK SEÇENEK SAHA İSTİHBARATI 

The Times’a göre bazı istihbarat kaynakları, uzun süredir hiçbir görüntü vermemiş olması sebebiyle Mücteba Hamaney’in hayatını kaybettiğini, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun ABD ile girilen çatışmayı meşrulaştırmak amacıyla bu durumu gizleyerek onu hâlâ hayattaymış gibi sunduğunu düşünüyor. Bu sebeple ABD ve İsrail istihbaratı, Mücteba Hamaney’in hâlâ hayatta olduğunu ve nerede bulunduğunu tespit etmeye çalışıyor. Yetkililer, Oğul Hamaney’in Tahran’da bulunan yer altı tünelleri veya mevcut İran rejimi için sembolik açıdan oldukça önemli olan Kum şehri yakınlarındaki sığınaklarda bulunuyor olabileceğini düşünüyor. 

Elektronik takibin Mücteba Hamaney’in yerini belirlemek konusunda yetersiz kalmış olması sebebiyle ABD ve İsrail, bu konuda en işe yarayacak yöntemin İran içindeki istihbarat hücreleri olduğunu düşünüyor. Uzmanlara göre 12 Gün Savaşı ve 28 Şubat’ta başlayan çatışmalarda İran içinde sahip olduğu ajan ağını sıklıkla kullanan MOSSAD, halihazırda İran içindeki tüm dikkatini iki sorunun cevabını bulmaya verdi: Mücteba Hamaney nerede ve durumu ne? 

Mücteba Hamaney’in yerinin tespit edilmesi için yapılan çalışmaları, İsrail’in Gazze’deki rehineleri araması süreciyle karşılaştıran eski MOSSAD görevlisi Rami Igra, “Gazze’de rehineleri ararken yaşanan zorluğun bir benzerini yaşıyoruz. Gazze’de her yeri izleyip dinleyebiliyorduk ama rehineleri bulamamıştık. Elektronik sistemlere çok fazla güvenmiştik. Gerçek insanlara, yani sahada görevli olan ajanlara yeterince güvenmemiştik” dedi.

‘MUHTEMELEN KURYE KULLANIYOR’ 

Mücteba Hamaney’in muhtemelen telefon ve diğer iletişim cihazlarını kullanmadan kuryeler aracılığıyla haberleştiğini düşündüğünü söyleyen Igra, “Muhtemelen iletişimi kuryeler aracılığıyla yazılı şekilde sağlıyorlar. Bu kuryelerin sürekli değiştiğini ve güvenlik sebebiyle ne mesaj taşıdıklarının farkında olmadığını düşünüyorum. Dolayısıyla, eğer MOSSAD onu bulursa, bu insani bir unsur yüzünden olacaktır. Ancak Tahran rejimi bu tehlikenin farkında. Bu sebeple Hamaney’in bulunması oldukça zor. Çünkü İran’da ona yakın olan herkes sıkı bir şekilde güvenlik soruşturmasından geçiriliyor. Muhtemelen onunla sadece üst düzey birkaç Devrim Muhafızları Ordusu görevlisi görüşebiliyor.” diyerek düşüncelerini ifade etti. 

MOSSAD kaynaklarına göre Mücteba Hamaney bir ses kaydı yayınlayarak halka hitap edebilir ancak bu durum onun yerinin tespit edilmesine sebep olabilir. The Times’a konuşan kaynaklar, ses dosyasının ele geçirilmesi hâlinde kullanılan kayıt cihazının ve kaydın nerede yapıldığının tespit edilebilmesinin mümkün olabileceğini ifade etti. 

Eski bir üst düzey ABD’li savunma yetkilisi Mücteba Hamaney’in 28 Şubat saldırılarının ardından çok daha iyi korunduğundan emin olduğunu ifade ederek “28 Şubat’taki hava saldırısı göz önüne alındığında, onun çok daha iyi korunduğundan ve bunun sonucunda yerinin tespit edilebilmesi için saha ajanlarının daha önemli hâle geleceğinden oldukça eminim. İran 40 yıldır erişilmesi zor bir ülke olduğu için ABD’nin içeriden sağladığı istihbaratın güvenilirliği konusunda şüpheliyim. İsrail bu konuda daha iyi bir noktada ancak onların da yapabilecekleri sınırlı.” dedi. 

“Mossad ve CIA, onun nerede olduğunu tespit etmeyi başarırsa, ABD ve İsrail’deki siyasi liderlerin bu bilgi doğrultusunda nasıl hareket edeceklerine karar vermeleri gerekecek. Sanırım şu an için yeterince İranlı lideri saf dışı bıraktık, ancak mevcut lidere suikast düzenlenmesi hâlinde yerine geçecek daha iyi birine dair güçlü nedenlerimiz olursa durum değişebilir.” – The Times Gazetesi’ne konuşan eski ABD’li savunma yetkilisi

Author: admin