
Müjde Işıl – Reis Çelik’in yazıp yönettiği, Özge Arslan, İştar Gökseven, Hacı Ali Konuk, Nilüfer Açıkalın, Aydın Orak, Mustafa Kaçar ve Yaren Şirin’in rol aldığı “Kör Gece”, dünya prömiyerini gerçekleştirdiği 28. Şanghay Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü’nün sahibi oldu.
Jüri, ödül gerekçesini “Keskin ve duyarlı anlatımıyla, küçük bile olsa cesur hareketlerin yarattığı büyük etkiyi hissettirmesi” olarak açıkladı. Türkiye-Almanya ortak yapımı olan, siyah-beyaz çekilen ve 12 Eylül darbesi sonrası gözaltılar sürecine odaklanan “Kör Gece”yi İştar Gökseven’den dinledik

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
kaynak olarak ekleyin
“Kör Gece” filminin kadrosuna nasıl dahil oldunuz? Senaryoda en çok sizi çeken unsurlar nelerdi?
“Kör Gece” Reis Çelik’in uzun süre üzerinde çalıştığı bir senaryoydu. Bu süreçten haberim vardı. Arada bir görüşmelerimizde Reis bahsederdi. Kendi başından geçen enteresan bir hikâyeydi. Bir süre sonra bana senaryonun ilk taslağını gönderdi. Okumamı istedi, okudum. Sonra ben de işin içine dahil oldum. Hikâye 12 Eylül Darbesi’nde geçiyordu. Beni esas olarak cezbeden tarafı da kişisel ve toplumsal hafızayla yüzleşen bir film olmasıydı.
Canlandırdığınız komutan, nasıl bir karakter? Sizi zorlayan yönleri oldu mu?
Ben bir subay oğluyum. Benim babam da komutandı. Hayatımda çok komutan gördüm. Askeriyeyle içli dışlı büyüdüm. O gördüğüm komutanlarla Reis’in senaryoda yazdığı komutanı bir şekilde buluşturmaya çalıştım. Zorlandım mı? Evet, zorlandım. Klişe bir komutan yaratmaktansa içimde var olan, içimden gelen komutanı yaratmaya çalıştım. Bunu yansıtırken, bir komutanı oynarken de senaryodan hiçbir ödün vermeden yapmaya çalıştım.
Reis Çelik ile ilk defa çalıştınız. Film özelinde ve oyunculuk kariyeriniz açısından bu deneyimi nasıl tarif edersiniz?
Evet, Reis Çelik’le ilk defa çalıştım. Ama kendisini tanırım. Reis’in bir özelliği de derdini çok iyi anlatmasıdır. Filmlerinde de bu çok iyi hissedilir, hikâyesini iyi anlatır. “Kör Gece” tek mekânda, bir gecede geçiyor. Çok hassas bir anlatımı var. Bu benim özel bir deneyimdi. Reis’le birlikte de iyi bir iş çıkarttığımızı söyleyebilirim.
Şanghay Uluslararası Film Festivali’nden büyük ödül bekliyor muydu ekip? En İyi Senaryo Ödülü sürpriz oldu mu?
Şanghay’dan ödül bekliyorduk. Çünkü hikâyesiyle, anlatımıyla “Kör Gece” iyi bir filmdi. Zaten tek gece ve mekânda geçen filmin empatik ve hassas hikâye anlatıcılığıyla jüri tarafından ödüllendirildiğini gördük. Bir ödül daha alabilir miydik? Bence alırdık. Ama bizim için En İyi Senaryo Ödülü sürpriz olmadı diyebilirim.
Filmin yurt içi festival ve vizyon takvimi netleşti mi?
Henüz netleşmedi ama tabii ki vizyona girecek. Umut ederim ki iyi bir seyircisi olur.
‘12 Eylül’ün birebir anlatımı’
Film 12 Eylül darbesinin hemen sonrasında geçiyor. Sizce darbe dönemi sinemamızda ne kadar anlatıldı?
Türk sinemasında 12 Eylül darbesini konu edinmiş filmler var ama bunların çoğu dolaylı bir anlatımla bunu gerçekleştirmiştir. Atıf Yılmaz’ın “Eylül Fırtınası”, Erden Kıral’ın “Av Zamanı”, Ömer Uğur’un “Eve Dönüş”ü ve “Uçurtmayı Vurmasınlar”… Bunlar tabii ki 12 Eylül askeri darbesinden sonra çekilen filmler ama “Kör Gece” gibi birebir anlatımı seçmemişlerdir. Askeri darbenin sonuçlarını günümüzde de çekiyoruz diyebilirim.