Post-kuantum kriptografi: Kuantum bilgisayarlara dirençli çipler geliştiriliyor

Kuantum bilgisayarlar henüz günlük hayatımızda kullanılan sistemler olmasa da siber güvenlik dünyası uzun süredir bu teknolojinin doğurabileceği risklere hazırlanıyor. Çünkü siber güvenlik uzmanları, kuantum bilgisayarların bugün kullandığımız şifreleme yöntemlerini rahatlıkla kırılabileceğine inanıyor. Bu yüzden son yıllarda “post-kuantum kriptografi” (PQC) olarak adlandırılan yeni nesil şifreleme algoritmaları geliştiriliyor. Ancak sektör artık yalnızca bu algoritmalara odaklanmıyor. Çünkü bu algoritmaların gerçek dünyada kullanılabilmesi için sunuculara, akıllı telefonlara ve diğer elektronik cihazlara güç veren işlemcilere de entegre edilmesi gerekiyor. İşte bu yüzden kuantum güvenliği yarışı artık doğrudan yarı iletken sektörüne taşınmış durumda.

Bu alanda şu ana kadar atılmış en dikkat çekici adımlardan biri bu hafta geldi. İsviçre merkezli güvenlik şirketi SEALSQ ile ABD’li yarı iletken üreticisi GlobalFoundries (GF) kuantum dirençli çipler için birlikte çalışacaklarını duyurdu. İki şirket, post-kuantum güvenlik teknolojileri, güvenli yarı iletken platformları ve geleceğin kuantum bilgisayarlarında kullanılacak özel elektronik sistemleri geliştirmek amacıyla stratejik bir ortaklığa imza attı.

Şirketlere göre yarı iletken teknolojileri, siber güvenlik, post-kuantum kriptografi ve kuantum bilişim artık birbirinden bağımsız alanlar olmaktan çıkıyor. Önümüzdeki dönemde bunların tek bir teknoloji ekosisteminin parçaları hâline gelmesi bekleniyor.

Güvenlik Modülleri Doğrudan İşlemcilere Entegre Edilecek

SEALSQ ile GlobalFoundries arasındaki iş birliğinin ilk hedeflerinden biri, gelecekte üretilecek işlemcilere kolayca entegre edilebilecek hazır güvenlik bileşenleri geliştirmek olacak. Bunun için iki şirket, GlobalFoundries çatısı altında faaliyet gösteren işlemci tasarım şirketi MIPS ile birlikte çalışacak.

Ortaklığın hedefi, post-kuantum kriptografi algoritmalarını yalnızca yazılım üzerinden çalıştırmak yerine bunları doğrudan donanım seviyesinde çalıştırabilecek sertifikalı güvenlik modülleri geliştirmek. Bu modüller, geleceğin işlemcileri için hazır güvenlik blokları gibi düşünülebilir. Böylece çip tasarımcılarının her projede güvenlik sistemlerini sıfırdan geliştirmesi gerekmeyecek. Bunun yerine önceden doğrulanmış ve kuantum saldırılarına dayanıklı olacak şekilde tasarlanmış donanım bileşenleri doğrudan yeni işlemcilere eklenebilecek.

İki şirket ayrıca Chiplet Hardware Security Module (CHSM) adı verilen güvenlik odaklı çiplet teknolojileri üzerinde de çalışacak. Çiplet yaklaşımı, büyük bir işlemciyi tek parça üretmek yerine daha küçük yarı iletken bileşenlerini bir araya getirerek oluşturmayı mümkün kılıyor. Ortaklık kapsamında geliştirilecek güvenlik çipletlerinin ileride Hardware Security Module (HSM) sistemlerinde ya da cihazların kritik verilerini ana sistemden izole eden Secure Enclave benzeri güvenli alanlarda kullanılması hedefleniyor.

Bu Ortaklık Kuantum Bilgisayarların Kendisine de Katkı Sağlayacak

Bu iş birliği yalnızca kuantum bilgisayarlara karşı korunmayı amaçlamıyor. Aynı zamanda geleceğin kuantum bilgisayarlarında kullanılacak elektronik sistemlerin geliştirilmesine de katkı sunmayı hedefliyor

Bugünkü kuantum işlemcilerinin büyük bölümü mutlak sıfır noktasının yalnızca çok küçük bir miktar üzerinde bulunan son derece düşük sıcaklıklarda çalışıyor. Bu kadar ekstrem koşullarda ise klasik elektronik bileşenlerin verimli şekilde çalışması oldukça zorlaşıyor. Bu sorunu aşabilmek için SEALSQ ile GlobalFoundries, ultra düşük sıcaklıklarda çalışabilecek kriyojenik ASIC yongaları geliştirmeyi planlıyor. Bu özel çiplerin, kuantum işlemcilerinin etrafındaki kontrol ve haberleşme sistemlerinde kullanılması öngörülüyor.

Şirketler ayrıca bu çalışmaları, GlobalFoundries’in kısa süre önce duyurduğu Quantum Technology Solutions girişimi ve SEALSQ’nun kuantum odaklı ASIC tasarım çalışmalarıyla birleştirmeyi planlıyor

Author: admin